Yaşanan Çatışmalar, Değişim İçin Bir Fırsattır;

 

Evlilik;  iki farklı kültür ve iki ayrı aile öyküsüyle bir araya gelen bireylerin birbirleriyle uyumlu ve sorunsuz bir yaşam için uzlaşma ortamları oluşturmaya çalıştıkları kurum… Başlangıçta her şey güzeldir, tatlı bir heyecan ve telaş… Ardından küçük küçük  problemlerler başlar . Aslında   iki bireyin aynı konuda farklı düşünmesi ve farklı hareket etmek istemeleri son derece doğal ve normaldir. Tıpkı ait oldukları yerden alınıp, tek bir kovaya dökülen soğuk ve sıcak suyun belli bir etkileşim sonrasında ortak bir ısıya kavuşması gibi, eşler de evlilik potası içinde ortak bir anlayış ve duyuş birliğine kavuşana kadar çatışmalar yaşarlar.

Ancak bir müddet sonra çatışmaların seyri değişir . Çiftler kendi doğrularına sıkı sıkıya bağlı kalırlar, kendi düşünceleri dışında kalanları yanlış, eksik, değersiz görür,  düşünce kalıplarının içine hapsolurlar. Eşlerinin olumsuz davranışları karşısında kendilerini kurban olarak gördüklerinden, önce  onların değişmesini isterler. Bu isteklerini belirtirken davranışları değil, direk eşlerinin kişiliklerine yönelik saldırılarda bulunurlar. Bu da ilişkinin suçlama- savunma kısır döngüsü içine girmesine sebep olur. Tüm bunlar yaşanırken bir yandan eşe duyulan yakınlık ve sevgi hissinin zaman içinde değişkenlik göstermesi , bir yandan da  kendi duygusal boşluklarının farkında olmadıklarından,  birbirlerinden gerçek dışı beklentilerinin olması, evlilik içinde  takdir edilip onaylanma ve  kabul edilme krizinin yaşanmasına sebep olur.

 

Peki nedir çiftleri bu noktaya getiren? Yaşanılanların temelinde gerçekte ne yatıyor? Hangi ihtiyaçlar dile getirilemeyip bastırılıyor ve  sorunların daha da artmasına neden oluyor?

 

Her çiftin evlenirken kendi ailelerinden getirdikleri  koca bir çeyiz bohçası vardır, içinde de ebeveynlerinden öğrendikleri davranış kalıpları, sorun çözme becerileri , duygusal bağımlılıkları ve belki de en önemlisi çözümlenmemiş, bastırılmış veya hep ertelenmiş  problemleri… Bu yüzden birbirlerine karşı duygularını, istek ve arzularını açıkça dile getiremezler, özellikle cinsel hayatlarındaki sorunları ve yaşanılan aksaklıkları konuşmaktan kaçınırlar. Kısa süreli, yüzesel çözümler ile problemlerini geçiştirmeye çalışırlar.

 

Aslında eşler, aralarında yaşanılan  bu çatışmaları değişim için bir fırsat olarak görebilmeliler. Belli ki aile içinde bir  iyileştirme sürecine ihtiyaç duyulduğunun sinyalleri verilmektedir. Öncelikle bu sinyalleri dikkate almak gerekir. Altta yatan gerçek sebepleri, ön yargısız, empati kurarak  araştırmalılar. Kendi duygusal boşluklarının ve çeyiz bohçalarının içindekilerinin farkına varmalılar. Sevginin sabır ve emek istediği bir geçektir. Eğer ilişkinizde gittiğiniz yol sürekli kapalı ise  yeni bir yol bulmanın zamanı gelmiş demektir…

 

Dr.Obengül Ejder

Aile ve Evlilik Terapisti

 


Kategoriler:

Gazete ve Dergiler