Konya’ da yaşıyorum, 16 yıllık evliyim, eşim babasının fabrikasında üretim müdürü.Üniversite mezunuyum hiç çalışmadım.Önce çocuklarım büyüsün diye bekledim.Son üç yıldır çalışmak istediğimi eşime söylüyordum.Bazen benimle alay ediyordu “iki çocuklu kadın nasıl KPSS yi kazanır” diye. Çok çalıştım, bir eksikleri kalmasın diye gündüzleri evin her işini bitiriyordum, geceleri ise ders çalışıyordum. Van’a çıktı tayinim. Çok düşündüm, eşim gitme dedi, ama bu fırsatı kaçıramazdım. Çok heyecanlıydım, artık kendi paramı kazanacak, sabahları işe gidecek ve benim de iş arkadaşlarım olacaktı. Hafta sonları eve gidiyordum, çocuklar da ben de birbirimize sarılıp ağlıyorduk.

İkinci dönemin sonunda çocuklar artık beni dinlemiyordu, evde hiç otoritem kalmamıştı, babaanneleri her istediklerini yapıyordu, yine bir kavga sırasında kızım bana bağırdı “ sen gelince evde her şey bozuluyor, git Van da yaşa “ dedi. Dünyam yıkıldı.Tayin istedim, bu yıl olmadı, şimdi ben ne yapmalıyım? Devlet memurluğumu nasıl yakayım?

AİLE DÜZENİ BOZULMAMALI
Ülkemizde bu ve benzeri bir çok öykü yaşanıyor. Eşlerin düzeni, çocukların düzeni bozuluyor.
• Aileden ayrımlaşma elbette yaşanmalı ancak bu üniversite dönemi ve sonrasında olmalı,
• Askerlik, başka şehirde veya ülkede yüksek lisans gibi mecburi ayrılıkları mümkün olduğu kadar evlilik öncesinde yaşayın
• Eğer mecburi hizmete evlendikten sonra gidecekseniz, bir araya gelmeden çocuk yapmayın
• Eğer çocuğunuz büyük ise eğitim hayatını düşünüp , gittiğiniz şehire götürmeyip, onu bırakmayın, bir çocuğun yeri anne babasının yanıdır.
• Eğer mecburi ayrılığınız 1 aydan uzun sürecekse ve çocuklar küçükse anneyle kalmalı, babanın gidiş geliş yapması tercih edilmelidir.
• Çocuklar için yaşadıkları şehrin güzelliği, lükslüğü, okudukları okulun imkanları öncelik değildir, sevgi ve ilgi dolu bir aile ortamı önceliktir.

 

 

Kategoriler:

Aile Danışmanlığı | Bireysel Danışmanlık