Çok güzel hayallerle , bembeyaz gelinlik ve damatlıklarla , düğünlerle , derneklerle kuruluyor evlikler. Ancak bir çoğu hüsranla sonuçlanıyor. Aile içi yaşanılan huzursuzluklar ve boşanmalar giderek artıyor. Özellikle de evliliklerinin daha ilk yıllarında boşananlara baktığımızda , ‘ Şiddetli Geçimsizlik ‘ denilip geçiliyor.

Elbette gerek eğitim, gerek iş, gerekse sosyal ortamda yüzlerce kişi ile tesadüf eseri tanışıyor, içlerinden sadece bir tanesine ilgi duyup, bir ömür boyu geçireceğiniz kişi ile evlilik kararı alıyorsunuz.

Ancak bu önemli kararı vermeden önce , doğru eş seçiminde bulunduğunuza inanıyor musunuz? Çünkü vereceğiniz bu önemli karar, bundan sonraki hayatınızın kiminle geçeceğini, en önemlisi de kiminle yaşlanacağınızı belirleyecek.

Eş Seçerken Şunları Kendinize Sorun!

• Kendimi evlenmeye hazır hissediyor muyum?
• Evliliğin getirdiği sorumlukları üstlenmeye hazır mıyım?
• Aşkla, severek ve isteyerek mi evleniyorum yoksa sırf ailemden veya yaşadığım sorunlardan kaçmak için sığınacak bir liman olarak mı görüyorum?
• Ona karşı sevgi ve saygı besliyor muyum?
• Fiziksel ve cinsel yeterince çekici buluyor muyum?
• Fikirlerine saygı duyuyor muyum?
• Onu “ben “ olmaya zorlamadan, boğmadan kendisi olma özgürlüğünü tanıyabilecek miyim ?
• Duygu ve düşüncelerimi ona açık ve net bir şekilde ifade edebiliyor muyum?
• Evliliğimizde oluşabilecek problemlerle başa çıkabileceğime inanıyor muyum?
• Ailesi ve geçmişi hakkında yeterince bilgim var mı?
• Aile yapımızın, örf ve adetlerimizin, dini inançlarımızın olası farklılıklarını biliyor muyum? Bu farklılıkların doğurabileceği problemlere ve çözümlerine hazır mıyım?
• Yetiştireceğim evladıma anne babalık ya­pabilme potansiyeline sahip miyim?

Bu soruların en az yarısına “evet” dediyseniz evlenme­ye hazır olduğunuzu düşünebilirsiniz.


Kategoriler:

Evlilik Terapisi