12697072_1075319115851806_9203594035091872030_o

Günümüzde birçok dizi çekiliyor, kimisinin senaryosu, kimisinin oyuncuları, kimisinin de yönetmeni eleştiri alıyor. Hatta bazı diziler veya programlar için RTÜK’e binlerce şikayet telefonu yağıyor. Bazen de RTÜK tarafından “Türk örf, adet ve geleneklerine uygun değil” denilerek cezalandırılıyor.

Peki, bir düşünelim bakalım, bir gün bir telefon alsanız, senaryosunu, yönetmenliğini ve oyunculuğunu sizin ailenizin yapacağı bir dizi çekeceklerini ve adının da “BİZİM HAYATIMIZ ” olacağını söyleseler nasıl bir diziniz olurdu? Hiç düşündünüz mü?
Seyredenler ne düşünürdü, kendilerine ne gibi örnekler alırdı?

· İlk tanıştığınız andan itibaren yaşadıklarınız, aileleriniz arasındaki güç savaşı, birbirlerinin arkasından yapılan dedikodular.

· Düğün günü yaşadıklarınız, bazen gelinlik, bazen düğün yeri bazen de altınlar nedeni ile çıkan tartışmalar. Hatta düğün günü çıkan kavgalar, çekilen silahlar, o anda boşanma isteği olanlar.

· Dizinizde nasıl bir ilk gece yaşanırdı acaba? Son derece keyifli ve sağlıklı bir birliktelik mi? Yoksa “Vaginusmus” dediğimiz ilk gece korkusu ya da erkeğin yaşadığı erken boşalma, ereksiyon problemi nedeni ile kötü geçen bir gece mi? Bazı aile bireylerinin kapıda bacada “ille de kanlı çarşaf” diye sizden haber beklemesi mi?

· Ailelerin evliliğinize alışma sürecinde “Bize az geldiniz, onlara çok gittiniz” tartışması yapması, anneleriniz yüzünden arada kalışınız, her iki tarafın tam bir avukat edası ile kendi tarafını savunması mı?

· Hatta evliliğin daha ilk aylarında küçücük tartışma konularının büyütülmesi, evi terk edişiniz veya yaşanılan şiddet… Karakollara yapılan şikayetler, eşin nezarete yatması ya da boşanmak için soluğu mahkemede alışınız…

· Bebek sonrası yaşanılan rol dağılımındaki dengesizlik, erkeğin eve gelir gelmez “Çok yorgunum” diyerek televizyonun karşısına geçmesi, geceleri yastığını alıp başka odada yatması,hatta küçücük tartışmada bebeğiniz ile sizi yalnız bırakıp annesine taşınması..

· Ya da eşinizi gereksiz kıskançlıklar ile boğmanız… Sürekli memnuniyetsizliği ve mutsuzluğu dile getiren kadının karşısında, erkeğin evin içinde nefessiz kalması, yetersizlik duygusu ile daha da içe çekilmesi…Bir süre sonra nefes alacak başka mecralar araması…

· Eşinizi ister başka bir duygusal ilişki ile ister tek gecelik ilişki ile aldatmanız, bazen onunla ayrı bir evde yaşıyor olmanız, hatta bu birlikteliğinizden olan çocuklarınız… Eşinizin tüm bu gerçeklerle yüz yüze kaldığında, yaşanılan hayal kırıklıkları, tartışmalar ve arada kalan çocuklar…

• Kızınızın bir gece arkadaşları ile okuldan güle oynaya çıkıp, neşe içinde şarkılar söyleyerek geldiği , anne ve babanın huzur içinde olduğu bir dizi sahnesi mi? Yoksa hangi gün hangi saatte hangi bahane ile tacize veya tecavüze uğrayacağının belli olmadığı , kapkaça mı uğrar, kaçırılır mı, vahşice öldürülür mü diye endişelenildiği bir dizi sahnesi mi?

• Kendi dizinizde baba karakteri, çocuklarıyla şakalaşan, onları dinleyen, ders dışı sohbetler eden, birlikte sinemaya, gezmeye giden bir rol de mi olurdu? Yoksa akşam televizyon, bilgisayar karşısında hiç kıpırdamadan oturan, çocukların gölgesinden korktuğu, odalarından hiç çıkamadığı, çocuklarına karşı sert, başlarını bile okşamayan ama en ufak hatalarında tokadı basan bir rolde mi?

• Anne karakteriniz, hayatın koşuşturması içinde kaybolmuş, kendi için hiçbir şey yapmayan, sadece çocuğu için var olduğunu söyleyen… Çocuğunun fiziksel ihtiyaçlarının dışında duygusal ihtiyaçlarını görmezden gelen, sürekli eleştiren, kendi başaramadıklarını çocuğundan bekleyen bir karakterde mi olurdu? Yoksa mutlu, doyumlu, suçlamaya girmeden, duygu ve düşüncelerini kolaylıkla dile getirebilen, çocuklarına kölelik ederek değil de yol göstericilik yaparak annelik yapan karakterde mi olurdu?

• Maalesef ki Türk örf, adet ve geleneklerine uygun değil diyerek cezalandırılan diziler, her gün bir evde canlı yayında zaten…


Kategoriler:

Genel