Dokuz yaşındaki oğlunun okulundan aramışlardı anneyi, bir sınıf arkadaşı tarafından tenefüste dövüldüğünü ve yüzünde dikiş atılması gereken bir yarası olduğunu söylemişlerdi. Annesi hızla okula gidip oğlunu hastaneye götürdü ve gerekli müdahalelerin yapılmasını sağladı. Tekrar okula gidip idare ile görüştüğünde müdür beyin “ Bu çocuğun anne ve babası boşandı, bu aralar çok hırçın , bu gibi durumlarda yapacak bir şey yok “ dediğini duymuştu.
Elbette yaşı ne olursa olun çocukların isteyeceği en son şey; anne ve babalarının boşanmasıdır. Bu sarsıcı olay çocukların gelişimlerini ciddi bir biçimde etkileyecektir.
Bazen çiftler aralarında yaşadıkları şiddetli problemlere rağmen sadece çocuklarının iyiliği için evliliği sürdürülme kararı almaktalar. Ancak gerek yapılan araştırmalar, gerekse benim terapilerimdeki deneyimlerim göstermektedir ki ; bu karar aslında çocuklara daha fazla zarar vermekte ve yarayı kangren haline getirmektedir.Nasıl ki evliliğin kız isteme, nişan, yüzük, çeyiz , nikah, düğün v.s gibi ritüelleri varsa boşanmanın da ritüelleri vardır.

Çocuklarınızın boşanmaya uyum sağlamasına yardım etmek ve süreci iyi yönetebilmek için şunlara dikkat etmelisiniz:
1. Hiçbir çocuk sabah kalktığında babasının diş fırçası dahil bütün eşyalarını alıp gittiğini görmemeli veya annesinin evi terk edip gittiğini bir başkasından öğrenmemelidir.
2. Onlarla konuşurken eşinizle aranızdaki sorunlardan ve ayrılma kararınızdan onların hiçbir şekilde sorumlu olmadıklarını açıkça belirtmelisiniz.
3. ” Biz sizi çok seviyoruz , daima anne ve babanız olarak kalacağız , ancak artık birbirimizle anlaşamıyoruz, çok kavga ediyoruz, birbirimizi üzmektense ayrı evlerde yaşamaya karar verdik “ diyerek birbirinizi suçlamadan eşit sorumluluk alarak çocuklarla konuşun.
4. Aldığınız kararları bir kağıda yazın ve mutlaka çocuklara verdiğiniz sözlerde durun.
5. Çocuklar kimde kalacak? Sorusuna cevap ararken onları cansız birer eşya olarak görmeyin.
6. Aranızda yaşananlar her ne olursa olsun sırf birbirinizin canını acıtmak için çocuklarınızı taraf olmaya zorlamayın .
7. Birbirinizle konuşmak yerine “ söyle oğlum babana…… “ veya “ kızım annene söyle…….” gibi ifadeler ile çocuklarınızı posta güvercini olarak kullanmayın.
8. Her ne kadar birbirinizden nefret etseniz de çocuklarla ilgili her türlü iyi ya da kötü olayda yüz yüze gelmek zorunda olduğunuz unutmayın.
9. Çocuklarınızın sizin için yeri doldurulamaz ve değerli varlıklar olduğunu hissetmelerini sağlamak için sevginizi ve ilginizi eksik etmeyin.
10. İşler sandığınız gibi yolunda gitmezse, her şey daha da karmaşık bir hal almadan mutlaka bir Aile ve Evlilik Terapistinden yardım alın


Kategoriler:

Aile Danışmanlığı | Çocuk - Ergen Danışmanlığı | Evlilik Terapisi